kraniosinostoz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kraniosinostoz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2016 Cumartesi

Kranosinostoz Cerrahisi Nedir?


Erişkin insanda kafa uzunluğu tüm bedenin sadece sekizde birini oluştururken yeni doğan bir bebekte bu oran üçte birdir. Bu yüksek orana rağmen doğumu takip eden ilk bir sene içerisinde  beyin hacmi hemen hemen doğumdaki hacminin üç katına çıkar. İki yaşında ise doğum hacminin dört katına ulaşır. Beynin hacmi doğumdan sonra ilk 6 ayda erişkin beyin hacminin %50’sine, üç yaşa kadar ise %85’ine ulaşır.

İşte bu hızlı büyüme döneminde beyni saran kafatası kemiklerini de hızla genişlemesi ve büyüyen beyne yer açması gerekmektedir. Bu genişlemenin olmadı durumda (kraniyosinostoz) beyin ve gözler kafatası kemikleri arasında sıkışarak hasar görebilirler. Gelişim döneminde beyne yeterli hacim sağlanamaz ise oluşacak hasar kalıcı olacağından yapılması gereken cerrahi müdahalelerin de ivedilikle yapılması gereklidir.
Sinir sisteminin bu hızlı gelişim sürecinde kafatasında büyüme sorunu olan bebeklerin kafatası kemiklerinin genişletilmesi için yapılan ameliyatlara kraniosinostoz cerrahisi denir.
Sağlıklı günler dilerim.


Prof. Dr. Halil İbrahim CANTER

Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı


9 Mayıs 2016 Pazartesi

Kraniomaksillofasiyal Cerrahi Nedir?


En basit tarifi ile Kraniomaksillofasiyal Cerrahi; gövdenin üzerinde boyun ve kafa bölgesini ilgilendiren tüm cerrahi sorunların (doğumsal, tümörler veya kazalar neticesinde olan ve estetik kaygılar) çözümüne yönelik yapılan cerrahidir.

Bu tanım açıldığında kafatası büyümediği için beyni sıkışan bebeklerin (kraniosinostoz) ameliyatlarından tavşan dudaklı bebeklerin ameliyatlarına (dudak damak yarıkları), kulağı olmayan bebeklere kulak yapımından (mikroşia) çene kapanma sorunu olan hastaların diş ameliyatlarına (ortognatik cerrahi), nefes alamadığı için yüz kemiklerinin ilerletildiği hastalardan (Pierre Robin hastalığı, mandibula hipoplazisi gibi) yüz oranlarının değiştirilmesine (hipertelorizm cerrahisi, fasiyal implantlar), yüz felcinden (fasiyal sinir paralizisi) yüz kemiklerinin kırıklarına (maksillofasiyal kırıklar) kadar pek çok konuda yapılan ameliyatları tanımlar.

Adı geçen bu ameliyatların her birisi, başlı başına bir uzmanlık alanı olacak derecede ileri cerrahi teknik beceri ve tecrübe gerektiren ameliyatlardır. Bu ameliyatlardaki başarı cerrahın tek başına gayreti ve becerisi ile sağlanamaz. Bu hastalarla uğraşan Plastik Cerrahın multidisipliner olarak beraber çalışan bir ekibin (plastik cerrah, beyin cerrahı, ortodontist, radyolog, tıbbi genetikçi, oftalmolog, KBB uzmanı, anestezist, psikolog, FTR uzmanı, konuşma terapisti ile tıbbi fotoğrafçı ve ressam) parçası olması gerekir. Çünkü farklı disiplinlerden gelen bilgi, görüş ve katkılar hastaların tanı ve tedavisinin daha doğru ve hızlı olmasını sağlar. Ayrıca bu grup hastaların pek çoğu çocuk yaş grubundadır. Büyüme sürecinde değişen kafa ve yüz oranları ile yapılan ameliyatların etkilerinin zaman içerisinde takip edilerek gerekli zamanlarda ek ameliyatlar veya cerrahi dışı tedavilerinin de yapılması gerekir. Bu yüzden bu tür ameliyatları yapan hekimler olarak bizler doğduğu anda gördüğümüz pek çok bebeğin büyüdüğüne şahitlik etme mutluluğuna sahip oluruz.
Yurt dışında Plastik Cerrahi ihtisas eğitimi sonrası üst ihtisas olarak eğitimi alınan Kraniomaksillofasiyal Cerrahi için ülkemizde Hacettepe Üniversitesi’ndedoktora programı çerçevesinde verilmektedir.
Sağlıklı günler dilerim.

Prof. Dr. Halil İbrahim CANTER

Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı