6 Kasım 2016 Pazar

Karın Germe Ameliyatında (Abdominoplasti’de) Göbek Deliğinin Yeri Değişiyor Mu?


Karın Germe Ameliyatında (Abdominoplasti’de) Göbek Deliğinin Yeri Değişiyor Mu?

Karın germe ameliyatlarında (abdominoplasti, tummy tuck) aslında göbeğin yeri değiştirilmez. Göbek deliği çevresindeki gerilecek karın dokularından ayrıldıktan sonra karın derisi aşağıya doğru çekilir. Fazlalık deri kesilip alındıktan sonra göbek deliği olması gereken yerden tekrar çıkar. Göbek deliğinin çevresinde dikişleri gören hastalar ‘‘Göbek deliğinin yeri değişti.’’ diye yorumlasa da karın germe ameliyatlarında aslında değişen karın derisinin yeridir. 

Hepinize sağlıklı günler dilerim.

Prof. Dr. Halil İbrahim CANTER
Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

5 Kasım 2016 Cumartesi

Lazer İle Dikeceksiniz Değil Mi?


Blok sayfamda elimden geldiğince sizlerle hastalarımın bana sıkça sorduğu sorulara (1, 2)  verdiğim cevapları da paylaşmaya çalışıyorum. 
Yüz yaralanma ile gelen hastalar veya estetik cerrahi yaptırmak için başvuran bazı kimseler görüşmenin bir yerinde ‘‘Hocam estetik olsun diye lazer ile dikeceksiniz değil mi?’’ diye soruyor. Önceleri bunun hastalar tarafından yanlış bilinen bir konu olduğunu düşünüp hastalarına uzun uzun lazerin yüksek enerjili ve tek bir dalga boyunda ışık yayan bir cihaz olduğunu, farklı lazerlerin farklı amaçlarla kullanılsa da lazer ile dikiş olmayacağını anlatmaya çalıştım. 

Bu soruyu soran hastaların sayısı artınca dayanamayıp ‘‘Nereden çıkardınız lazer ile dikiş olduğunu?’’ diye sordum. Hastalar tam bir adres gösteremese de arkadaşlarından duyduklarını, filanca lazer ile diktirmiş gibi kulaklarına geldiğini söylediler. 
Bunları duyunca belki de suçu hekimler olarak kendimizde aramamız gerektiğini düşündüm. Yaptığımız işi hastalarımıza ne kadar doğru izah edebiliyoruz? Belki bizler izah ettiğimizi sanıyoruz ama hastanın ne anladığını sorgulayıp anlayıp anlamadığını teyit ediyor muyuz? 
Diğer taraftan toplum olarak konuşmanın bir yerinde çok da anlamadığımız ama kulağımıza etkileyici hoş gelen lazer, ultrason, radyofrekans gibi teknolojik terimler geçtiğinde işlemleri daha mı çabuk, sorgulamadan kabul ediyoruz? 
Artık hekim olmadığı halde hekimliğe soyunan, hekimlerin yapması gereken saç ekimi, lazer uygulamaları hatta yara bakım ve pansumanları gibi işleri yapan kişilerin toplumda iyice yaygınlaştığını düşünürsek, bu terimler bu kişiler tarafından hastaları ikna etmek veya gözlerini boyamak için mi kullanılıyor? 
Günün sonunda ben hekim olarak üzerime düşeni yapıp hastalarıma doğru bilgiyi, gerekir ise daha çok zaman ayırıp anlatmakla yükümlüyüm. Toplumdaki bireylerin de daha çok okuyup bilgilenmesi ve ortamdaki şarlatanlara inanmadan sağlık hizmeti aldığı kişilerin etkinlik ve yetkinliğini sorgulaması gerekir diye düşünüyorum. Umarım devletimiz de gereken denetimleri ve cezai işlemleri daha sıkı yaparak tıbbi işlemlerin yanlış kişilerin tarafından halkımıza ulaşmasını engeller. 
Hepinize sağlıklı günler dilerim.

Prof. Dr. Halil İbrahim CANTER
Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı



21 Ekim 2016 Cuma

Lazer İle Kılcal Damar Varisleri Tedavi Edilebilir Mi?


Lazer İle Kılcal Damar Varisleri Tedavi Edilebilir Mi?

Blok sayfamda sizlerle elimden geldiğince hastalarımın bana sıkça sorduğu sorulara verdiğim cevapları paylaşıyorum. Bugün de yine böyle bir konuda bir şeyler yazmaya çalıştım. 
Uzun zamandır yüz gençleştirme ve yara izi tedavi amacı ile çalıştığım kurumdaki fraksiyone karbondioksit lazeri kullanıyorum. Kurumda lazer olduğunu bilen pek çok hasta da ‘‘Hocam kılcal damar varislerim var. Onlara da lazer yapar mısınız?’’ diyerek geldiler. Yakın zamana kadar kuruma ikinci lazer cihazı (uygun olan cihaz) gelinceye kadar tüm bu hastaları refüze edilip, neden işlemi yapamadığımı uzun uzun anlatmak zorunda kaldım. 

Lazer cihazları sadece bir dalga boyunda ışık üreten, ürettiği ışığı yapısındaki gelişmiş mercekler sayesinde belirli bir noktaya odaklayabilen ve hedefe yönlendirilen ışığın içerdiği enerjiyi ayarlayabilen yüksek teknoloji cihazlarıdır. Bu klasik tanım, kişileri (danışanları veya hastaları) etkileyen, yapılacak işlem için ikna olmalarını kolaylaştıran bir tanımdır. 
Oysa bu tanımdan hekim olarak benim anlamam gereken nokta; ‘‘lazer cihazları sadece bir amaç için üretilen, üretildiği amaç dışında kullanılamayan, yüksek yatırım maliyeti gerektiren ve yapılan maliyetin kendisini ancak uzun dönemde amortise edebileceği cihazlardır.’’ olmalıdır. Yüne bu tanımdan hastaların anlaması gereken ise; ‘‘lazer cihazları sadece bir amaç için üretildiğinden ancak doğru lazer ile tedavi edilirsem fayda görebilirim.’’ olmalıdır. Bir başka deyişle istenmeyen kılları yok eden epilasyon lazeri ile yüz gençleştirilmez yada dövme silen lazer ile damar hastalıkları tedavi edilmez. 
Sonuçta damar içindeki kan hücrelerindeki kırmızı renk tarafından emilerek ısıya dönüşen ışık enerjisi yayan lazerler (Nd:YAG lazer) kullanılarak kılcal damar varisleri ve damar anomalilerine bağlı derideki renk değişiklikleri tedavi edilebilir. Damar hastalıkları için özel olarak üretilmemiş lazerlerin bu amaçla kullanılması ise istenilen etkiyi yaratmayacağı gibi kimi durumlarda zarar dahi verebilir. 
Hepinize sağlıklı günler dilerim.

Prof. Dr. Halil İbrahim CANTER
Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

11 Ekim 2016 Salı

Estetik Ameliyatlarda Komplikasyon Riski Var Mıdır?


Günümüzde estetik işlemler için başvuran danışanların hemen hepsi medyadan yada arkadaşları vasıtasıyla yaptıracakları işlemler hakkında ön fikir sahibi olarak gelmektedirler. Ancak görüştüğüm bilinçli insanların ortak şikayeti internette işlemlerin avantajlarını ve iyileşme sürelerini içeren bilgilere kolaylıkla ulaşabildikleri halde olası işlemlerin olası riskleri ve işlemlere bağlı gelişmesi muhtemel komplikasyonlar hakkında yeterli bilgi bulunmaması yönünde olmakta. İşin ilginç yanı kozmetik işlemler hakkında hemen her gün tanıtıcı yayınların olduğu medyamızda da bu işlemlere yönelik risklerden hiç bahsedilmiyor olması. Belki de insanların hep ayın parlak tarafını görmek istemeleri ve günümüz koşullarında ayın parlak kısmını gösterenlerin bu yolla daha fazla kar etmeleri tüm bunlara sebep olmakta. 
Ayın aydınlık tarafını göstermek daha akılcı gözükse de bugün ben sizlere ayın karanlık tarafını gösterip, kozmetik cerrahinin olası risklerinden  bahsetmek istiyorum. 

Öncelikle her cerrahiden sonra olabilecek yara enfeksiyonu, ameliyat sonrası umulmadık kanama, yara izlerinin beklenenden çok olması, dokularda dolaşım sorunu yaşanması, hastanede kalma ve/veya iyileşme sürecinin uzaması, uygulanan ilaçlara alerjik reaksiyonlar gelişmesi, anesteziye bağlı sorunların yaşanması gibi belki şimdi aklıma gelip sıralayamadığım sorunların estetik ameliyatlardan sonra da yaşanabileceğini unutmamak lazım. Ameliyat öncesi dönemde estetik ameliyatların estetik kısmına odaklanırken ameliyat kısmını göz ardı etmemelidir. Ama az ama çok her ameliyatın bir iyileşme (nekahat) döneminin olacağını, bu dömende günlük yaşantımızda veya iş hayatımızda bazı kısıtlamaların olacağını akılda tutmamız gerekmekte. 
Estetik işlemlerin genelindeki risklerin dışında bir de planlanan işlemin özelinden kaynaklanan riskler olabilir. Bu sebeple planlanan her işlem için hekiminizle detaylı görüşme yapmanız, olası riskleri tam olarak anladığınızdan emin olmanız gerekir. Ayrıca beklentilerinizin ve hekiminizin sizlere sunabildiği sonuçlar ile örtüşüp örtüşmediğini değerlendirmeniz önemlidir. 

Estetik ve plastik cerrahi hastalarında hasta güvenliğini en üst düzeyde tutmak için gereken 4 unsur;
1.  Hasta için en uygun, en az sayıda işlemin yapılması
2.  Hastanın özelindeki risk faktörlerinin iyi değerlendirilmesi
3.  İşlem yapacak cerrahın yeterliliği
4. İşlem yapılacak merkezin tüm teknik donanıma ve profesyonel kadroya sahip olması

Hepinize sağlıklı günler dilerim.

Prof. Dr. Halil İbrahim CANTER
Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı