Kaz ayakları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kaz ayakları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2017 Pazar

Gözaltı Torbalarına Çözüm Var mı?


Gözler belki de insan yüzünde en önemli estetik gölgedir. Sadece şekli yada rengi değil bakışlardaki ifade de gözlerin güzelliğini belirler. Ancak göz çevresi yüzümüzde yaşlanma belirtilerinin ilk ortaya çıktığı bölgedir. Otuzlu yaşlarda üst kapaklarda cilt yığılmaları, alt kapaklarda torbalanmalar başlar. Bunlar insanın sürekli yorgun, uykusuz, üzgün veya gerçek yaşından daha yaşlı görünmesine neden olur. Göz çevresine yönelik yapılacak estetik işlemler ile daha dingin, genç bir görünüm elde etmek mümkün olabilir. Kişilerin yüz ifadesinin değiştirilerek dinç bir görünüm kazandırılması mümkün olabilir. 
Toplumun genelinde göz kapağı estetiği terimi daha yaygın kullanılsa da yapılan işlemleri göz çevresi estetiği terimini daha doğru tanımlar. Burada üst göz kapağını kaşlar ve alınla birlikte, alt göz kapağını ise yanak ile birlikte değerlendirmek gerekir. Üst kapakta fazla deri çıkarılıp göz kapağı üzerindeoluşan yığılma önlenir. Ayrıca kaş kenarları kaldırılır. Gerekiyorsa endoskop yardımı ile kaşlar yukarı alınır. Alt kapakta ise bozulmuş olan kapak-yanak ilişkisi düzeltilir. Alt kapakta torbalanmış olan yağlar çıkarılıp yanak üzerine taşınır, aynı zamanda orta yüz bölgesi yukarı doğru taşınır. Gerekiyorsa yanağa ve göz çevresine yağ enjeksiyonları yapılır. Göz çevresindeki ince kırışıklıklar için kimyasal soyma ya da lazer yapılabilir. Göz kenarındaki kaz ayaklarına botox uygulanabilir. Göz çevresindeki renk değişimleri için ise yine lazer uygulamaları ya da yağ enjeksiyonları yapılabilir. Tüm bu işlemler tek tek yapılabileceği gibi yüz gençleştirme ameliyatının bir parçası olarak da gerçekleştirilebilir. 

Artık günümüzde ameliyatsız yöntemlere talep artması üzerinde göz çevresi estetiği için de bazı alternatif yöntemler gelişmiştir. Özellikle göz kapaklarındaki renk değişikliklerinin ve torbaların azalması için lazer uygulamaları yapılabilir. Kapakta renk değişikliği olup hacim kaybı ile başvuran hastalarda ise cilt altına yağın olarak ışık dolgusu olarak bilinen beyaz renk dolgu uygulanarak hem hacim eksikliği tamamlanıp hem de cilt renginin daha açık renk gözükmesi sağlanabilir. 

Tüm estetik işlemlerde olduğu gibi göz çevresi estetiği için de hastanın tecrübeli bir estetik cerrah tarafından değerlendirilmesi, bir tekniğin empoze edilmeye çalışılarak uygulanması yerine kişinin ihtiyacına göre en uygun tekniğin yada tekniklerin uygun kombinasyonlar ile sunulması estetik başarıyı sağlayacaktır. Ayrıca göz çevresi estetiğinin tüm yüz estetiği çerçevesinde ele alınması ve yüzdeki uyumun bozulmaması veya sürdürülmesi esas alınmalıdır. 

Hepinize sağlıklı günler dilerim.

Prof. Dr. Halil İbrahim CANTER
Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

www. estetikcerrahi.blog

15 Haziran 2016 Çarşamba

Geçici Dolguların Özellikleri Nedir? Avantajları ve Dezavantajları Nelerdir?


Yüze uygulanan geçici dolgular arasında en sık kullanılanlar “Hyaluronik Asit” içeren dolgulardır.

Hyaluronik asit insan vücudunda hücrelerin arasında yer alan bağ dokusunu oluşturan proteinlerden birisidir. Bu madde farklı yoğunlukta ve farklı kalıcılık sürelerinde üretilirve tüketiciye sunulur. Ancak temel içerik aynı olsa da kalıcılık sürelerinin değiştirilebilmesi için hyaluronik asit polimerleri çapraz bağlar ile bağlanarak farklı ürünler piyasaya sürülmektedir. Bu işlem esnasında ürünün güvenilirliği de değişebilmektedir. En bilinen hyaluronik asit markaları arasında Juvaderm, Surgiderm, Restylene ve Teosial sayılabilir.

Hyaluronik asit ürünleri genellikle beş tiptir:
·     Dolgu özelliği olmayan, ancak cilt altına uygulanarak cildin nemlenmesini ve dolgunlaşmasını sağlayan saf hyaluronik asit ürünleri,
·     Kaz ayakları, dudaklardaki dikey çizgiler gibi ince çizgilere uygulanan ince dolgular,
·     Burun-dudak çizgileri, dudak köşelerinden aşağıya inen Marionette çizgileri, kaşlar arasındaki kaş çatma çizgilerine uygulanan orta kalınlıkta dolgular,
·     Dudak şekillendirme için geliştirilmiş dudak dolguları,
·     Elmacık kemiklerini belirginleştirme, çene ucunu büyütme gibi amaçlarla kemiklerin hemen üzerine uygulanan derin ve kalın dolgular. Bu tür dolgular el gençleştirme amacı ile de kullanılırlar.
Dolgular kalınlaştıkça kalıcılık süreleri uzar. Derin dolguların kalıcılığı 2 yıla kadar uzayabilir. Orta kalınlıktaki dolgular genellikle 6–12 ay dayanırlar.

Hyaluronik asit uygulamasının en önemli avantajı basit, kısa ve kontrollü girişim olmasıdır. Muayenehane ortamında gerçekleştirilir. Fazla şişliğe yol açmadığından hastaların günlük yaşantılarını aksatmaz. Yapılan işlemin hasta tarafından beğenilmemesi durumunda geçici olmaları bir avantajdır. Her yabancı cisim gibi, hyaluronik asit dolguları da risk taşır, ancak diğer maddelere göre riskleri çok daha düşüktür. Güvenilir markalar tercih edilerek bu risk en aza indirilebilir.

Ancak unutulmaması gereken nokta Riskler azaltılsa da hiçbir zaman tamamen ortan kaldırılamaz. Yabancı reaksiyonuna yol açma, enfeksiyon gibi riskler her zaman vardır. Diğer taraftan hyaluronik asite karşı alerjik reaksiyon çok nadirdir.
En önemli sorun yanlış uygulamalar sonucu kötü estetik görünümdür. Dolgu uygulamaları da, tüm diğer estetik işlemler gibi, abartıya kaçmadan yapılmalı, doğal olmayan bir görünüme yol açmamalıdır.
Sağlıklı günler dilerim.

Prof. Dr. Halil İbrahim CANTER
Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı