botilinum toksini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
botilinum toksini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Şubat 2017 Pazar

Botoks Kullanımındaki Yenilikler


Botoks, clostridium botulinum isimli bir bakteriden üretilen, ilk olarak besin zehirlenmesine bağlı gelişen felç durumunda izole edilmiş bir toksindir. Tıpta ilk şaşılık tedavisi için kullanılmıştır. Ardından çocuklarda yutma bozukluklarına yol açan bazı hastalıklarda ve makat çatlaklarının tedavisinde, spastik hastalarda kasların gevşetilmesinde kullanılmıştır. Ancak esas kullanım alanını estetik uygulamaların başlamasından sonra bulmuştur. Özellikle, göz çevresi ve alındaki kırışıklıkların giderilmesiyle ilgili kullanımıyla estetikte büyük devrim yapmıştır. Bu bölgedeki yararlarıyla zaman içinde endikasyonları artmış ve kendine başka kullanım alanları yaratarak terlemenin giderilmesi veya migrene bağlı baş ağrılarını da giderilmesi amacıyla kullanılmaya başlanmıştır.

Göz çevresi ve alındaki kırışıklıkların giderilmesindeki yararlarıyla estetik alanında yüz ve boyun bölgesinde Botoks’un kullanımı ile ilgili yeni uygulamalar gelişmiştir.
v Tavşan çizgileri olarak adlandırılan, burun üzerinde mimikle oluşan eğimli çizgiler botoks ile giderilebilir.
v Sigara veya barkod çizgileri olarak da adlandırılan dudak çevresi çizgileri tamamen yok edilemese de botoks uygulaması ile azaltılabilir. Hyaluronik asit içeren dolgular ile Botoks’un kombinasyonu bu çizgilerin giderilmesine daha fazla katkı sağlar.
v Marionette çizgisi oalrak adlandırılan dudak köşesinden çeneye doğru uzanan kıvrım botoks uygulaması ile yumuşatılabilir. İnce yanak çizgilerinin sulandırılmış ve düşük doz botoks ve bunun hyaluronik asit içeren dolgular ile sulandırılmış ve düşük doz Botoks’un kombinasyonu sayesinde azaltılabilir.
v İlerleyen yaşlarda boyunda ince ve geniş bir kas olan Platisma kası ayrışarak belirli noktalarda yoğunlaşarak boyunda kas plileri ve çizgilere yol açar. Boyundaki bu bölgelere uygulanacak Botoks bu çizgilenmeyi kırarak daha genç bir boyun görüntüsü oluşmasına ve çene yüz geçişinin daha iyi olmasına yardımcı olur.

Hepinize sağlıklı günler dilerim.

Prof. Dr. Halil İbrahim CANTER
Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

www. estetikcerrahi.blog

23 Nisan 2016 Cumartesi

Öğle Arası Estetik...


Yıllar geçse de kimse yaşlanmak istemiyor. Yılların getirdiği etkileri yok etmek için cerrahi yöntemler rakipsiz olsa da modern yaşamın koşuşturmacası, vakitsizlik, bir seferde yüksek ücret ödememe isteği ve cerrahi korkusu gibi sebeplerle insanlar daha kestirme yöntemler arayışına itiyor.
Bu noktada hastalara sunulabilecek alternatifler olsa da akılda tutulması gereken en önemli nokta uygulanan işlemin cinsine göre her yöntemin sınırlarının olduğunun bilinmesi ve uygulanan bir yöntemin her şeyi sağlamaya imkan vermemesidir.
Bugün için botilinum toksini (bilinen adıyla Botox) uygulaması ve dolgu yöntemleri hakkında yeterli bilimsel data toplanmıştır ve bu nedenle bu işlemlerin estetik  sonuçları öngörülebilir. Bu sebeple bu işlemler görece daha güvenli işlemlerdir.
Yağ ile yapılan dolgular ve rejeneratif tıp (yağdan elde edilen hücre kokteylleri, PRP, kök hücre ve fibroblast uygulamaları) ile ilgili bilimsel çalışmalar ise artarak devam etmekle birlikte sonuçların her zaman her hastada öngörülebilir olma noktasından halen uzaktayız.
Lazer, radyofrekans gibi yüksek teknolojilerin kullanıldığı tekniklerde ise oyunun kuralları biraz değişmektedir. Bu işlemi yapmak için bu teknolojilere parasal yatırım yapan kurumlar ya da kişiler bu yatırının geri dönüşünü hızlandırmak adına bu yöntemleri gereğinden fazla ön plana çıkarabilmektedir. Amacını aşan vaatler içeren reklamlar ile işlemi talep eden insanlar yanlış yönlendirilebilmektedir. Bu cihazlar uygun hastalar için kullanıldıklarında, kimi zaman da cerrahi ile kombine uygulandıklarında çok yüz güldürücü sonuçlar sağlasalar da tek başlarına sihirli bir değnek olmadıklarının hatırda tutulması gerekir.
Son yıllarda ön plana çıkartılan askı işlemlerinde ise durum çok daha farklıdır. Bu yöntemlerdeki yapılan iş cerrahi ile yapılan askı işlemlerinden tamamen farklıdır. Cerrahi uygulanırken dokular kesilip bir birlerinden ayrılır, sonrasında asılacak doku derin dokuların üzerinden kaydırılarak askı işlemi uygulanır. İyileşme sürecinde kaydırılan dokular birbirlerine yapışacağından tekrar aşağıya düşmezler. İpler ile yapılan işlemlerde ise eninde sonunda yer çekiminin etkisi ile dikiş dokuyu keser ve dokular eski yerlerine dönerler. İster emilen iplerle yapılan örümcek ağı tekniği kullanılsın, ister kalıcı iplerle yapılan asma teknikleri bu sonuç değişmez. Bu sebeple öğle arası sağlanan estetiğin ömrü de çok uzun süre kalıcı olmayabilir.
Sağlıklı günler dilerim.

Prof. Dr. Halil İbrahim CANTER

Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı
Google.com/+ibrahimcanter

4 Mart 2016 Cuma

Terleme Botox’u Nedir?



Yaz sıcaklarının yaklaşmaya başladığı aylarda hastaların sorduğu en sık soru ‘‘Terleme problemi varsa ne yapabiliriz?’’dir. 
Tıbbi olarak hiperhidrozis olarak adlandırılan bu durum el-ayak veya koltuk altlarının aşırı terlemesi durumudur. Kişiler her gün duş alarak ter kokusundan arınmaya çalışsalar da kıyafetlerinin koltuk altına denk gelen yerlerindeki ıslak görüntü ile tokalaşırlarken karşı tarafı rahatsız edecek derecedeki ellerindeki ıslaklıktan dolayı gerçek anlamda sosyal sıkıntı yaşarlar.


Hiperhidrozis tedavisinde cilt yada ağız yoluyla alınan ilaçlar, cerrahi tedaviler ve bölgesel uygulanan "botilinum toksini enjeksiyonu" gibi farklı yöntemler vardır. İlaç kullanımı tedaviye devam edildiği sürece etki gösterdiği için unutularak ilaç kullanılmadığı günlerde sorun devam ettiğinden çok tercih edilmez. Cerrahi yöntemler de ise hem olası cerrahi riskler hem de işlemlerin geri dönüşümsüz olması nedeni ile hastalar tarafından ilk tercih olmaz.

Sinirlerden gelen uyarıların kaslara iletildiği asetilkolin kavşağını etkisiz hale getirerek etki gösteren botilinum toksini toplumda en fazla yüzdeki mimik kaslarının etkisinin yok edilmesindeki (kırışıklıkların giderilmesindeki) kullanımı ile bilinmektedir. Oysa ki gene otonom sinirlerden salınan asetilkolin  ile uyarılarak fonksiyon gösteren ter bezlerinin aşırı salgısını engellemek için de kullanılabilir. Etkisi kişiden kişiye değişmekle birlikte dokuz aya kadar süren etkisi ile senede bir, maksimum iki kez uygulama yapılması yeterli olmaktadır. Uygun anestezikler kullanıldıktan sonra koltuk altına veya eller/ayaklara yapılacak bir kaç enjeksiyon sayesinde hastaların yaz aylarını rahat geçirmesi sağlanabilmektedir.

Bu amaçla botilinum toksini yaygın bilinen adıyla Botox® kullanılabileceği gibi daha az ağrılı olması bakımından avantaj teşkil edebilen, bir başka marka botilinum toksini (Dysport®) da kullanılabilir.

Sağlıklı günler dileklerimle.


Prof. Dr. Halil İbrahim CANTER

Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı
www.ibrahimcanter.com
bilgi@ibrahimcanter.com
youtube.com/ibrahimcanter
plus.google.com/+ibrahimcanter
Google.com/+ibrahimcanter