burun estetiği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
burun estetiği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mart 2017 Cuma

Hayatta Yeni Bir Heyecan: Kendi Ofisime Taşındım


İnsan hayatında kendine koyduğu hedeflere ulaşma çabası ile ilerliyor. Küçük bir çocukken okula giderek başlayan hayat mücadelesine daha sonra üniversite sınavı kazanmak, tıp fakültesini bitirmek ve ihtisas yapmak ve akademik kariyer yapmak gibi farklı hedefler ekleniyor. Geçen hafta ise kendimce önemli bir adım atarak kendi ofisime (muayenehaneme) taşındım. Uzun süre çalıştığım sağlık kurumundaki hekim arkadaşlarım ve idari görevdeki dostlarım muayenehane işletmenin zorluklarından ve risklerinden dem vurarak kararımı sorgulamamı istedilerse de en iyi karar alınmış olan karardır diyerek yoluma devam ettim. Kimi meslektaşım bu güne kadar yaptığım hasta çeşitliliğinde hasta bulamayacağımı, çalıştığım kurumun bana sağladığı fiziksel şartların ne kadar iyi olduğunu söyleyerek fikrimi değiştirmemi istedi. Geçen bir hafta içinde parmakları yapışık olan bir bebeğin ellerini, dudak yarığı olan 3 aylık iki bebeği, meme kanseri nedeni memesi alınan bir hastayı, cilt kanseri nedeni ile başvuran iki hastayı, karın-meme estetiği isteyen bir hastayı ve burun estetiği yaptırmak isteyen bir başka hastayı ameliyat ettim. Hasta ve hasta yakınlarından hiç kimse sağladığımız fiziksel koşullardan şikayetçi olmadı. Tam tersine hepsi yeni yerimizin fiziksel koşullarının da en az çalıştığım hastaneler kadar iyi olduğunu, burada kendilerini daha rahat hissettiklerini ilettiler.

Dedim ya hayat devam eden bir süreç. İstedim ki hastamla benim aramda başkaları olmasın. En iyi bildiğim işi, HEKİMLİĞİMİ yaparken tüm gayretimi sadece ve sadece hastalarım için harcayayım. Tabi ki hastalarımın güvenliği ve bugüne kadar sağladığım kaliteden ödün vermemek adına idari ve kurumsal işleri de artık kendim yapıyorum. Belki halen öğrenmem gereken pek çok şey var. Ancak artık hastalarımın başkalarının belirlediği fiyatları ödeyemediği için bana ameliyat olamadıklarını görmeyeceğim. Ya da hayata geçirmek istediğim mesleki bir yeniliğe başlamak için için bir sürü farklı insanı ikna etmek zorunda kalmayacağım. Yeni girdiğim yolda zorlanacağım anlar olsa da uğraşlarımın sonunda hastalarıma daha iyisini sunmak adına zorluklara değeceğini düşünüyorum.

Hepinize sağlıklı günler dilerim.

Prof. Dr. Halil İbrahim CANTER
Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

www. estetikcerrahi.blog

5 Haziran 2016 Pazar

Estetik Burun Ameliyatı En Erken Ne Zaman Yapılabilir?


Burun bölgesi üst çene kemiklerini oluşturan,  maksilla adı verilen kemiğin büyüme merkezi olarak kabul edilir. Bu sebeple hekimler arasında zamanından evvel yapılan burun ameliyatlarının yüz gelişimine olumsuz etkisinin olacağına ve alt-üst dişler arasındaki kapanma ilişkisini bozacağına dair yaygın bir inanış hakimdir.
Dudak damak yarığı gibi doğumsal bir anormali, travmatik bir şekil bozukluğu veya çok ciddi solunum problemleri olmadığı sürece estetik burun ameliyatı(nazoplasti/rinoplasti) yapmak için kişilerin yüz gelişimini tamamlamasını beklemek uygun olur.
Kızlar için yüz gelişimi 16-18 yaşlar arasında tamamlanırken erkeklerde bu süre daha ileri yıllara uzayabilmektedir. Şüphede kalınan durumlarda el bilek filmi çekilerek kemik gelişiminin tamamlanıp tamamlanmadığı anlaşılabilir.
Sağlıklı günler dilerim.


Prof. Dr. Halil İbrahim CANTER

Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı



1 Haziran 2016 Çarşamba

Estetik Burun Ameliyatı (Nazoplasti/Rinoplasti) Sonrası Morluk Oluşması Nasıl Engellenir?


Yurdumuzda en sık yapılan estetik ameliyatlardan olan burun ameliyatı (nazoplasti/rinoplasti) sonrası iyileşme genel olarak sorunsuz ve ağrısız olsa da ameliyat için başvuran hastaların en önemli kaygısı morluk ve şişliklerin ne kadar olacağıdır.

Morlukların engellenebilmesi için pek çok aşamada dikkatli davranılması gerekir. Öncelikle ameliyat olacak kişinin ameliyattan önceki bir hafta on gülük süreçte kanı sulandıran aspirin, antioksidan ve vitaminler gibi ilaçlardan veya bitki çayları, kiraz gibi besinlerden kaçınması gerekir. 
Cerrahi işlem esnasında ise hekimin dokuya saygılı ve minimal travma yaratacak teknik ile burun ameliyatını yapması, uygun alet ve edevatın ameliyathanede hazır bulundurulması gerekir. Yapılacak ameliyat önceden çok iyi planlanarak gereksiz doku diseksiyonlarından kaçınılması gerekir. Son dönemde gelişen yeni teknolojiler sayesinde de özellikle kemiklerden olan kanama miktarına azalma sağlanmıştır.
Hastaların genel anestezi altında ve ağrı duymadan ameliyat edilmeleri ameliyat sırasındaki kanamayı azaltmaktadır. Ancak hastayı uyutan anestezi hekiminin de hastayı uyandırırken ağrı duymasını engellemesinin, efor yaptırmadan hastayı uyandırmasının, ağız ve mide içeriğinin temizlenerek ameliyat sonrası bulantı hissinin azaltılmasına katkı sağlamasının iyileşme dönemindeki morlukların az olmasına faydası vardır.
Ayrıca ameliyat sonrası ilk yirmi dört saat içerisinde soğuk uygulama yapılmasının damarları büzerek oluşması muhtemel morlukları azaltacağı bilinmektedir.
Ancak akılda tutulması gereken husus tüm önlemlere rağmen aynı cerrahi işlem sonrasında her hastanın vereceği iyileşme cevabının farklı olacağıdır. Bu sebeple asla morluk olmayacak şeklinde bir düşünce ile ameliyatı kabul etmek veya hastaya böyle bir mesaj vermek doğru değildir. Bazı kişiler, daha fazla şişmeye ve morarmaya yatkındırlar. Bu noktada önemli olan şişlik ve morluk olsa dahi hastalarda iyi yapılmış bir ameliyat sonrası burun ameliyatının erken dönemi geçince iyileşme konusunda ve estetik olarak şişme ve morluk olmayan hastalarla bir fark oluşmaz.

Sağlıklı günler dilerim.

Prof. Dr. Halil İbrahim CANTER

Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı
Google.com/+ibrahimcanter

31 Mayıs 2016 Salı

Estetik Burun Ameliyatı (Nazoplasti/Rinoplasti) Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?


Estetik burun ameliyatı (nazoplasti/rinoplasti) sonrası iyileşme süreci genel olarak sorunsuz ve ağrısızdır. Hastalar genel anestezi almış olsalar dahi genellikle aynı gün evlerine gönderilebilir.
İlk 2 gün şişme, morarma ve burundan kan sızıntısı olabilir. Şişme ve morarmanın az olması için operasyon bitince göz çevresine soğuk uygulaması yapılır. İşlem genel anestezi ile yapılmış olsa bile 3-4 saat içinde bir yemek , içmek ve yürümek mümkün olur.
Burun içerisine tampon konulmamış olsa dahi oluşan yumuşak doku ödemine bağlı hastalar ilk günler rahat nefes alamayabilir. Bu sebeple hastalar ameliyat sonrası erken dönemde ağrıdan ziyade grip olmuşlar gibi burun içerisindeki dolgunluktan şikayetçi olurlar. Burun içerisine sıkılan tuzlu su (serum fizyolojik) ve dekonjestan spreyler ile burun içi şişliği azaltılır ve birkaç gün sonra hava yolu açılır. Hastalar 2 gün sonra televizyon izleyebilir, kitap okuyabilir, dışarı çıkabilir.
Altıncı gün alçı ve dikişler alınır. Tampon konulmuş ise tamponlar çıkartılır. Sonrasında hasta işine dönebilir. Morluklar kaldıysa kapatıcı makyajlar yardımı ile bunlar gizlenebilir. Yaklaşık 3 hafta sonra şişlikler büyük oranda iner ve hastanın ameliyatlı görünümü geçer. Üç ayın sonunda şişlikler %80 oranında geçer, ancak burun gerçek görünümünü ancak 1 yılın sonunda alır.
Hastaların ameliyat sonrası 3 hafta yüzlerine darbe alabilecekleri sporları yapmamaları, 3 ay boyunca güneşten korunmaları gerekir. Ayrıca hastaların ameliyattan sonraki 3 aylık dönemde gözlük kullanmamaları önerilir.
Sağlıklı günler dilerim.

Prof. Dr. Halil İbrahim CANTER

Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı
Google.com/+ibrahimcanter