yanık izi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yanık izi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2016 Cumartesi

Güneş Yanıkları İz Bırakır mı?


Havaların ısınması ve okulların tatil olması ile insanlar su kenarlarına akın etmeye başladı. Birkaç hafta içinde uzun bayram tatilinin de gelmesi ile güneşe çıkacak insan sayısında da önemli bir artış olacaktır.
Cilt tipine göre herkesin güneşe karşı hassasiyeti (veya dayanıklılığı) farklı olsa da güneşten gelen ultraviyole ışınlar cildimizle etkileşmekte, kiminde hoşa giden bronz ten oluştururken bir grup insan da ise ciddi güneş yanıklarına sebep olmaktadır.
Güneş yanıkları genel olarak birinci derece dediğimiz yüzeyel yanıklardır. Genelde cildi ferahlatan ve nemlendiren kremlerin 1-2 gün uygulanması ile sorun kendiliğinden geçer. Ancak cilt rengi çok açık olan insanlarda veya bir anda çok uzun süre güneşte kalanlarda ciltte su toplaması ile karakterize olan ikinci derece yanıklar da oluşabilmektedir. Bu yüzeyel ikinci derece yanıkların da önemli bir kısmı yine iz bırakmadan ancak daha uzun sürede iyileşmektedir.

Kimi zaman tatil süresinin kısıtlı olmasının da etkisi ile insanlar güneş yanığı oldukları halde güneşe çıkmakta ısrar edebiliyorlar. Bu durumda gelişen yanıklar ise daha derin, hatta kimi zaman iz bırakacak kadar ciddi boyutlara ulaşabilmektedir.
Güneş yanıklarına bağlı en önemli sorun oluşan akut yanıklar değildir. Esas sorun genç yaşta devamlı güneş yanıkları ile sonlanacak şekilde güneşe maruz kalan bireylerin ileri yaşlarda cilt kanserine yakalanma risklerindeki artıştır. Ayrıca unutulmamalıdır ki yaşla beraber ciltteki yaşlanma belirtilerinin (fotoyaşlanma) ne kadar erken başlayacağını ve ne derecede olacağını da yine hayatımız boyunca maruz kaldığımız güneş ışınlarının miktarı belirler. Hassas ciltlerde güneşe maruz kalmak çillenme miktarını arttırabilir, ciltte koyu renk lekelenmelere neden olabilir. 
Bu sebeplerden dolayı kendimizi ve çocuklarımızı bilinçli bir şekilde güneşten korumamız, güneşe çıkmadan evvel güneş koruyucuları (güneş kremlerini) aktif şekilde kullanmamız gerekmektedir.
Sağlıklı günler dilerim.

Prof. Dr. Halil İbrahim CANTER
Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı


28 Şubat 2016 Pazar

Yanık İzleri İçin Ne Yapabilirsiniz?


Yanık insanların hayatını derinden etkileyen, hem fiziksel hem de ruhsal izlere yol açan bir travmadır. Yanık hastalarının önemli bir kesimi doğru önlemler alınarak ve iyi bir yanık bakımı ile kendiliğinden iyileşse de derin ve yaygın yanık travması olan kişiler ömürlerinin kalan kesiminde yanığa bağlı sorunlarla mücadele etmek zorunda kalır.

Tecrübeli bir cerrah yanık alanına ve yanığın derinliğine (ilk yanık anında oluşan derideki doku hasarına) bakılarak yanığın kendi kendisine iyileşmesi halinde ne kadar iz kalacağını önceden tahmin edebilir. Yanık alanının kendiliğinden iyileşmesi uzun zaman alacak hastalarda, hayatı tehdit edecek derecede geniş yanığı olan hastalarda, derinin tamamının yandığı ve kendiliğinden iyileşme şansının olmadığı durumlarda ve kimi zamanda nihai estetik sonucu arttırmak amacıyla akut yanıklarda cerrahi önerilebilir. Bu amaçla;
  • Deri aşıları/yamaları (Deri greftleri) yapılması
  • Deri replasman materyellerinin (hayvan kaynaklı deri uygulamaları, hücrelerden arındırılmış deri iskeleti uygulanması, kök hücre kaynaklı deri replasman materyelleri gibi) kullanılması
  • Doku nakillerinin (flep cerrahisi) yapılması


Bazı hastalar yanık yaraları kapanıp neticesinde kalan izler nedeni ile başvurur. Bu hastalarda en önemli kriter yanık izlerinin fonksiyonel sorunun yaratıp yaratmadığıdır. Kol, el ve parmak hareketlerini etkiliyor mu? Boyun ve yüzde çekintiler var mı? Göz kapaklarının kapanmasına engel oluyor mu? Memelerin şeklini bozuyor mu yada ileride gelişecek memelerin gelişmesini olumsuz etkileyecek mi? Bu hastalarda öncelikli tedavi planı bu sorunların çözülmesi yönünde çekintilerin açılması (skar revizyonları veya z-plastiler), gerekirse deri yamaları, cilt altına doku genişletici balonların uygulanması ve/veya doku transferleri ile doku eksikliklerinin tamamlanmasıdır.


Fonksiyonel bir sorun oluşturmayıp izler sadece kozmetik sorun oluşturuyorsa daha konservatif yöntemler ile yanık izleri (yanık bağlı gelişen nebbe dokuları) azaltılmaya çalışılabilir. Bu amaçla;
  • Silikon jeller ile masaj ve/veya silikon yamaların yanık korseler ile birlikte kullanılması
  • Yanık izlerine steroid kremlerin uygulanması veya izlere steroid enjekte edilmesi
  • Karbondioksit lazer ile izlerin yumuşatılması ve renginin açılması
  • Yağ enjeksiyonları ile cilt altı doku eksikliklerinin tamamlanması
  • Hücresel tedaviler (kök hücre içeren hücre kokteylleri veya deri hücreleri içeren hücre spreyleri gibi) ile yanık izlerinin yüzeylerini daha düzgün hale getirmek 



Ancak, unutmamak gerekir ki, bir yanık izini tümüyle yok etmek mümkün değildir ve nelerin elde edilebileceği işlem öncesi ayrıntıları ile konuşulmalıdır.

Sağlıklı günler dileklerimle.


Prof. Dr. Halil İbrahim CANTER

Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı
www.ibrahimcanter.com
bilgi@ibrahimcanter.com
youtube.com/ibrahimcanter
plus.google.com/+ibrahimcanter
Google.com/+ibrahimcanter

26 Şubat 2016 Cuma

Yanık Sonrası Ne Kadar İz Kalacak?


İnsanlık tarihi boyunca yanığa bağlı yaralanmalar hep olmuş ve maalesef hep de olacaktır. Yanık çoğu zaman önlenebilen kazalar sonucunda oluşan, kişilerin bedenlerinde ve ruhlarında iyileşmesi uzun zaman ve emek gerektiren yaralar açan bir travmadır. Zaman zaman hastanın hayatını tehdit edecek düzeyde yaygın ve derin yanıkları olan hastalar ile ilgilensem de genelde başvuran hastalarımın önemli bir kısmı evde sıcak su/çay dökülmesi sonucu oluşan yüzeyel yanıklı hastalardır.

Bu hastaların önemli bir kısmı evde büyüklerinin bir anlık dikkatsizliği sonucu yanan küçük çocuklardır. Anne babaların belki biraz da suçluluk duygusunun da etkisi ile en sık sordukları şey "Çok iz kalacak mı?" sorusudur.

Hasta yakınlarına anlatmaya çalıştığım gerçek: İlk anda oluşan yanık ne kadar derin ise o kadar belirgin iz kalacaktır. Ancak bu yanığın üzerine bir de -enfeksiyon eklenir ise- derideki hasar artacağı için kalacak olan iz de artar. Bu sebeple yanık pansumanı titizlik ve özen gerektiren bir konudur. Yanık pansumanlarının steril şartlarda ve olabildiğince yarayı en hızlı iyileştirecek önlemler alınarak yapılması gerekir.

Sıcak su dökülmesi sonucu olan yaralanmalarda -ilk yapılması gereken- yanan bölgenin olabildiğince hızlı soğutulması (örneğin -kıyafetlerin çıkartılması için bile zaman kaybetmeden- üzerinde derhal su dökülmesi), sonrasında ise eş-dost-tanıdıkların önerdiği tedaviler yerine yetkin bir Plastik Cerrahın takip ve önerilerine uyulmasıdır. Olmuşla ölmüşe çare yok. Ancak durumu daha da kötüleştirecek, yaranın enfekte olmasına neden olacak veya yaranın irritasyonunu arttırarak iyileşmesini geciktirecek işlemlerin yapılmaması erken dönemde dikkat edilmesi gereken en önemli adımlardır. 

Sağlıklı günler dileklerimle.


Prof. Dr. Halil İbrahim CANTER

Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı